بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Selamun aleykum karde$lerim,
ben ilk önce bu skyblog'un açilis nedenini söylemek istiyorum,
bugün öyle bir $eye $ahit oldum ki, $u an aglamamak elde degil :'(
Ne oldugunu merak ediyorsunuzdur, söyleyim hemen :
Bugün gördümki insanlar daha dogrusu müslümanlar, evet, evet Ümmeti Muhammed'en bahsediyorum:
haram'a korkmadan helal diyebiliyorlar, öyleki hadislerimiz'e ne saçma laf bunlar diyebiliyorlar !!
Bu kimin suçu sizce ? bunlari diyenin mi ? aylesinin mi ? bizim mi ??
Suç hepimizin suçu, günah hepimizin günahi !!
Onun suçu ögrenmemek, aylesinin suçu ögretmemek, bizim suçumuz ise Ümmeti Muhammede layik olmadigmiz, elinden tutup yol göstermedigimiz için'dir !!
Kendisine sadece Allah(c.c) islah etsin diyorum, in$aAllah tez zamanda kararmis kalbi safla$ir, su an içimde hissetigim duygulari oda hissetsin! (amin) =)
Ey kardeslerim bu dunya bos , gelip geçer , hepimiz aciz kullar olarak elimizden geldigi kadar
yapmaya caba göstersek, neler'e $ahit olurduk =D
Ben altini çizerek belirtmek isterim ki , sizden hic bir farkim yok, sizin kadar günahkar , aciz , cahilim, bende cok $ey bildigim halde uygulamiyorum, nefsime yenik düsüyorum, ama in$aAllah beraber bunlara kar$i gelecegiz !!
Ve burda kimseyi yargilamak için bulunmuyorum, sadece siz bana ben size el uzatip belki,
belki bir $eyler degi$tirebilme ümidiyle burdayim, Mevlam görüyodur bu çabami in$aAllah mükafatini hepimize dünya ve ahiret'e verir :)
Niyetim ne ba$iniza artist kesilme, nede baska bir sey, sadece beraberce Allah'a layik kul, peygamber efendimize(sav) layik ümmet olabilmektir , in$aAllah sonuna kadar devam ederim, olumsuzluklara ragmen pes etmeden!!
Inanirmisiniz, az önce bunlara benzer $eyler yaziyordum , ve sayfa birden kapandi, yazdigim onca emek bo$una gitti diye uzuldum, agladim hatta, ama yigilmadim, her $ey'de bir hayir vardir diyerek ALLAH'in izniyle tekrar daha güzel bir $ekilde yaziyorum i$te =)
Öyle bir devirdeyiz ki gözümüzdeki perde ah bir kalksa insanlarin toplum toplum cehennem cukurlarina sürüklendigini görürdük =( duymasi bile korkunç, öyleki eger gerçekten o perde kalksaydi, hic birimiz ba$imizi secdeden kaldirmazdi !!
Bu devir son devir, devir'lerin en kötüsü, yani AHIR ZAMAN !!
$urada ne kaldiki kiyametin kopmasina ?? Hiç bir $ey belki $u an , belki yarin, belki 1 ay sonra belki 10 yil belki ... kim ne bilebilir, Allah'u teala hariç ;
Sizi korkutmak istemem ama :Peygamber Efendimiz (sav)'in bir hadisinde ümmetinin ömrünün 1000 seneyi geçeceği fakat 1500 seneyi aşmayacağı bildirilmiştir:
Bu ümmetin ömrü bin (1000) seneyi geçecek, fakat bin beş yüz (1500) seneyi aşmayacaktır.
Tam olarak hadis soyledir : " BENIM ÜMMETIMIN ÖMRÜ 1500 SENEYI PEK GECMIYECEK "
Bu ifadenin hadis olduğuna dair kuvvetli deliller mevcuttur. (Kaynakları: Suyuti.el-Keşfu an Mücavezeti Hazihil Ümmeti el-Elfu,el-havi lil Fetavi,Suyuti. 2 / 248,tefsiri Ruhul Beyan. Bursevi.(Arapça) 4 / 262, Ahmed bin Hanbel.İlel.sh.89.)
$u an ise 1430'dayiz =)) korkmayin yaa !! baska hadisler,ayetler, zaatlar tarafindan soylenmis sözler var : mesela bir tanesi :
"Yeryüzünde Allah diyen bir insan kaldikca kiyamet kopmaz" [Müslim]
Yani sonuçta her $ey bize bagli, bizim nasil gayret gösterecegimize bagli.
Sadece iyi kapli olmak yetmiyor yani sonuçta iyi kapli biri dinini bilir demi ama ?
"benim icimi Allah biliyor, gerisi bo$" demek le kurtulamayiz ! Içimiz neyse di$imiz da o olmali ==>
ne diyor H.z. Mevlana : " Ya oldugun gibi görün, ya göründügün gibi ol "
Yani müslüman'san müslüman gibi davran , müslüman gibi davranmiyorsan müslümanim deyip geçinme !!
Hem müslüman hem gayri-müslim ( müslüman olmayan) olamayiz , ya müslümanizdir yada gayri müslim !! Hangisiysek onu hem içimiz hem di$imiz olmali, ki biz müslümaniz ELHAMDÜLILLAH, müslüman gibi davranmaliyiz, durum ne olursa olsun !!
Bunun için hemen hareket'e geçmemiz lazim geç olmadan =))

# Posté le lundi 13 avril 2009 00:32

I$te bilim i$te KURAN !!

 I$te bilim i$te KURAN !!
Önce bilim ile iman ayrı şeyler olduğu iddiasıyla başladı inançsızlık...
Sonra ise bilimin dine ihtiyacı olmadığı söylendi..
Ve en sonun da bilim ile İslamiyet bağdaşmayacağı noktasına kadar gelindi..
Etrafınıza şöyle bir bakın, sonra bakışları kendi içinize döndürün. Atom çekirdeğinden hücreye, hücreden o mükemmel insana tohumdan ağaca bir toz zerresinden uzayın en derinlerinde ki galaksilere kadar nasıl aynı kanun nizam hiç şaşmadan hükmünü sürdürüyor. Tüm bunlar görülüyor da bunların benzersiz yaratıcısının varlığı nasıl anlaşılmaz?

INSANIN YARATILI$I

İşte bilim İşte Kuranı Kerim!

İnsan hayatının başlangıç mucizesi Kuranı kerim nasıl izah etmiş bir bakalım:
”Gerçekten biz insanı katışık bir nutfeden erkek ve kadının dölünden yaratmışızdır.”
Arapçasını kelime kelime incelediğimizde konuyu daha net anlayabiliriz.:
İnna halaknal insane (biz insanı yarattık) min nutfetin emsacin (nuftenin birleşmesiyle)..
Bu birleşme, babadan gelen spermler ile anadan gelen yumurtacığın bir araya gelmesini anlatır.
Kuranı kerim bu bilgiyi günümüzden 1500 sene önce bilim adına hiçbir hareketin olmadığı Arabistan yarımadasın da insanlara duyurmuştur.
Modern bilim ise bu noktaya ancak 20. yy da elektron mikroskobunun keşfiyle ulaşabilmiştir.
Buradan spermlerin hareketlerini inceleyelim ve bunların hepsi tesadüf olabilir mi diye kendimize soralım.

Ana rahminde bir tek hücre otuz milyar hücre olana kadar bölünerek gelişir. Bunların tamamının tesadüf olma olasılığı tam 1/10 üzeri 30.000.000.000 tür.
Yani 1.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000. 000
Eğer ana karnında ki hücreler bir araya gelirken ufacık bir oynama olsaydı çocuğun dili sırtında ağzı karnında olurdu.

İşte bilim İşte Kuranı Kerim!

“Sonra o özü, sağlam ve emin bir karargahta (rahimde) nutfe haline getirdik. Sonra nutfeeyi bir alaka şekline soktuk.
Bu ayette nutfenin alakaya çevrildiği belirtiliyor.
Peki, nedir alaka?
Manası kan pıhtısı
Manası kancalara tutunmadır
Ayete devam edelim:
“Sonra alakayı bir lokmacık et yaptık. Sonra bu bir lokmacık
eti kemiklerle çevirdik. Sonra bu kemikleri etle kapladık en sonunda da onu bambaşka bir mahluk olarak teşekkül ettirdik”

Rahim duvarına yapışan hücre topluluğu bir yandan büyürken diğer yandan sertleşmeye başlar. Kemikler oluşur ve bu kemiklerin üzerine etler giydirilmeye başlanır. Buradan “Alak” kelimesinin yapışıp kalan şey yani embriyo olduğunu çok rahat anlıyoruz.

Peygamberimiz bir sözünde mealen şöyle buyurur:
Anne karnında yaratılış kırk günde tamamlanır.” Buhari: Kader 1, Enbiya 1, Tirmizi Kader 4 (2138)
Hadisi şerifi açıkça tıbbın 1500 sene sonra gözlemlediği bir gerçeği açıklamaktadır.

İşte Bilim İşte Kuranı Kerim!

“Bir damla meni döl yatağına döküldüğü zaman erkek ve dişi çifti yaratan odur.”
Yani meninin dökülmesiyle erkeğin ve dişinin meydana geldiğini, erkeklik ve dişiliğin baba tarafından geldiğini açıkça ifade etmektedir.

KÂINATIN YARATILI$I

Müspet bilim 20 yy kadar kâinatın durağan olduğuna inanıyordu. Buna sebep de eski yunan filozofların iddialarıydı. Aristo bu iddiayı şöyle özetliyor:
“Kâinattaki yıldızların özel bir yapıları vardır. Onar bir maddeden yapılmıştır. Dünyada mevcut olmayan bir maddeden ve bu madde eskimemekte ve yıpranmamaktadır. Dolayısıyla yıldızların varlığı sonsuza dek devam edecektir.”

Bu felsefe şu inancıda beraberinde getiriyordu. Kâinat madem statiktir, değişmez, o halde değişmeyen bir şeyin başlangıcı veya sonu olmaz. Böyle bir varlığın da bir yaratana ihtiyacı yoktur.
İşte ateizmin doğuşu bu şekildedir.

“Büyük patlama” ile birlikte bilim Kuranın bize 15. yy önce haber verdiği bilgiyi nihayet kabul etmiştir.
“Biz yeri ve göğü YOKTAN var ettik”

Her Şey Çift Yaratılmıştır

“Yarattığım her şey çifttir. Yerin bitirdiklerinden (bitkilerden), nefislerden (hayvan ve insanlardan) ve daha nice BİLMEDİKLERİNİZDEN ÇİFTLERİ yarattım”

Bu ayet bilimsel hiçbir kıpırdanmanın olmadığı bir çağda indirilmiştir. O Zamanlar sadece insan ve hayvanların çift olduğu biliniyordu. Buna karşılık bitkilerden haberimiz yoktu. Hâlbuki biz bugün bitkilerde de erkek ve dişi polenler olduğunu gördük.
Ayeti kerimde ve daha nice bilmediklerinizden ifadesiyle ne denmek istediğini 20. asrın son çeyreğinde haberdar olduk.

Elektrik; negatif-pozitif
Elektromanyetik; negatif-pozitif
Madde-anti madde
Atomlar bunlara keza...
Bu ayeti kerimeyi bilimsel olarak açıklayan Paul Dirac adında ki bilim adamı Nobel ödülü almıştır.

Ölüden Diri Çıkartmak

“Ölüden diriyi diriden de ölüyü O çıkarıyor yeryüzünü ölümünün ardından o canlandırıyor. İşte sizde kabirlerinizden böyle çıkarılacaksınız.”
Azot oksijen gibi atmosfer gazları teker teker ele alındığında aslında birer yanıcıdırlar. Yani öldürücüdürler. Ancak belirli ölçütlerde bir araya geldiklerinde ise solunabilir hava yani hayattırlar. Görülüyor ki hayat ölü maddelerden çıkmaktadır.

Denizlerin karışmaması

“Allah iki denizi birbirine salmıştır. Bu ikisi arasında birbirine karışmasına engel olan bir perde vardır.”
Denizlerin tuzlu suları ile nehirlerin tatlı suları birbirine karışmaması çokça rastlanan olaydır.Ancak bu olay 20. yy da öğrenilmiştir.Yüce Allah kuranı kerimde bu olayı çok güzel izah etmiştir.

Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

# Posté le jeudi 16 avril 2009 12:42

Namaz'in cesitleri

Namaz'in cesitleri
DERLER KI NAMAZ 4 CE$ITTIR :


1. si; Abdesti öylesine, hızlıca ve tam usulune riayet etmeden alıp, namazı hızlıca kılanlar; Bunlar ne abdestin ne namazın şartlarına uymazlar..Yani namazın dış şartlarını bile muhafaza edemeyenler..

2. si; Abdesti tam alırlar, namazı da şartlarına uygun tam kılarlar..Lakin cisim orada ruh yoktur..Namaz şekille namazdır..

-Namazda gözlerini odada dolaştıranlar, daha önce farketmedikleri en ince ayrıntılarına kadar..Mesela; "A bak burda örümcek ağı varmış, temizleyeyim hemen" gibi..

Ya da maç esnasında tv önünde namaza duranlar..Ki gol falan olursa kaçırmasınlar..

Ya da haberler esnasında tv ile aynı odada, üstelik haberlerin sesini biraz yükseltip bir taşla iki kuş vurduklarını zannedenler.. de bu grupta-

3. sü; Abdest ve namaz tamdır, namaz içinde de sürekli Allah ile beraberdirler..Lakin arada şeytan musallat olur, akla-kalbe vesvese atar, ama çabuk sıyrılırlar ve yine O'na dönerler..

Böyle namaz kılanlara iki sevap vardır; Biri namazın, diğeri de şeytanla olan mücahedenin sevabı..

4. sü; namaza başlayınca "Allahuekber" deyip hemen transa geçenler; Hani bacağının kesilmesi gereken sahabelerden birinin, "ben namazdayken kesin" demesi üzerine, aynen öyle yapmaları ve hiç ağrı duymaması örneğinde olduğu gibi..

Hepsinin ecri O'nun katında..
Kişi abdest alırken düşünse ki; her azasını yıkadığında o azasıyla işlediği günahlar dökülüyor, abdest sonunda tertemiz..Ve namaz onu, günahlarından temizliyor..
Ve kimin huzuruna çıkacak.??.

İnsan madde ve ruhtan müteşekkil..
Yani yer ve gök insanda imtizac etmiş..
Maddesi malum, Hz. Adem'in yaradılışı..
Ruhu ise O'ndan verilmiş..
Maddesi hep dünya ile alakalı, ruhu ise semayla..
İşte bundan dolayı insan maddesini, yerden çıkanlarla, dünyadaki herşeyle besler, doyurur..

Ruhu ise gök yemişlerine muhtaçtır..
Ruh, cisimde hapistir adeta..
Gök Sofralarında ruhu doyurmazsa insan, ruh sürekli feryat eder vücud zindanlarından haykırır!
Ruh, madde ile asla tatmin edilemeyeceği için, maddenin-makamın vs. vs en zirvesine çıksa da insan mutlu olamaz, ruhu açtır ve feryattadır çünkü..
İşte namaz, ruhu doyurmak, teskin etmek, çığlıklarını susturmaktır..
Bu bilinçle namaza durmalı insan..

Abdest alırken kimin huzuruna çıkacağının şuuruyla gitmeli suya..
Ve abdestin, maddeten-manen arındırıcı olduğu bilinciyle..
Abdest alırken ağzına aldığın suyun son damlası süzülürken bedeninden; Ağzınla işlediğin tüm günahlar dökülür..
Gözlerinle, hayalinle işlediklerin, yüzünü yıkadığında gözlerden-kirpik uçlarından, kulakla işlenen günahlar kulaklardan, el ve ayakla işlediğin günahlarsa, el ve ayak tırnaklarının uçlarından süüzlen son damlalarla akar gider..

-Sahih hadis var bu konuda-

Ve sen, abdest sonunda her iki anlamda; maddeten ve manen TERTEMİZSİNDİR!
Bundan büyük lutuf olur mu?
Abdest işte bu bilinçle alınırsa, huzura varmaya ön hazırlık için mükemmel bir iç donanımdır bu..

Biliyor musunuz ki, “ihlas” ve “huşu” da, duayla istenir O'ndan?..
Sürekli dualarda “Ya Rabbi ihlasımı arttır, huşu ver” demeli..
Nasıl ki dünyada yüksek bir makam sahbinin huzuruna çıkarken, olabildiğince düzgün giyinir ve edepli olursun..
İşte namazla Alemlerin Rabbi önüne çıkacaksın! Başını eğ, ellerini önüne bağla ve gözlerini sabitle!..

Namaza başlarken alınan tekbir; Allahuekber!
Yani: Allahım “Sen en büyüksün!"
Benim için sadece Sen varsın!
Kalbimde ve aklımda Sen'den daha büyük, Sen'den daha önemli hiçbirşey yok!
Ve bu tekbir, her rüknün edasından sonra sürekli tekrarlanır..
Neden biliyor musun?
Namazda bir an bile olsa, O'ndan uzaklaşan akıl ve yüreği tekrar O'na sabitlemek için bir ihtar, bir uyarıdır..
Allahuekber! Sadece sadece Sen! Huzurdayım..

Sonra Fatiha..
Fatiha dahil, mutlaka namazda okuduğumuz surelerin manalarına vakıf olmalı, bilinçle-duyarak okumalıyız..
Namazda Fatihayı okurken biz, Allah her ayet bitiminde kuluna cevap verir-söyleşir onunla..Bu bilinçle okunmalı Fatiha.
Hatta Hz. Ömer radıyallahu anh, Fatiha'yı namazda uzun aralıklarla dura dura okurmuş ta, sormuşlar “Neden?” diye..O da ; “Rabbimin verdiği cevapları dinliyor, lezzetleniyorum” demiş..

Sonra ruku;
Şu bilinçle eğilmeli insan;
Ya Rabbi! Sadece Senin önünde eğiliyorum, boyun büküyorum..
Çünkü Sen en büyüksün! Bense en aciz, en zelil..
Sana muhtacım, Seni tesbih ediyorum, iki büklümüm huzurunda tüm hiçliğimle..
Her rukuda bunu mutlaka düşünmeli..
Doğrulduğunda ise Rabbinin onu duyduğunun bilinci ve sevinciyle şükürlerle kalkmalı..

Sonra secde..
Kulun Rabbine en yakın olduğu andır secde..
O Kudretin, o azametin karşısında hiçliğini hissetmek-benliğini SIFIRLAMAKtır!
“KUL ol ki SULTAN olasın!”
Duayı arttırmak gerek o yakınlıkta..
O'nu tesbihten sonra kişi, O'nunla söyleşmeli daim..

Sonra tahiyyat;
O'nu, Resul'u ve tüm müslümanları selamlama, dua ve şehadetle dirilmedir..
Mutlaka manasına ererek bilinçle okunmalı!

Sonra selam;
Sağ tarafa selam verirken; Oradaki meleği düşün ve de ki lisan-ı halinle;
“Şahid ol, bak O'nunlayım, O'na mutiyim”
Sola selam verirken de; “Şahid ol ve sil öncemi, bak O'nunlayım”..

# Posté le jeudi 16 avril 2009 15:04

UYARI !! : namaz kilmamak icin mana arayanlar !!

UYARI !! : namaz kilmamak icin mana arayanlar !!
e-mail adresini birakin veya beni ekleyin , size bir mail gonderecegim,emin olun ki namaz kilmamak icin sebebiniz kalmaz ... eger hala benim bir sebebim var diye biliyorsan helal derim ozaman :D
herkeze en az bir defa olsun okumasini tavsiye ederim ;)
bir mail okuyacak kadar'da acizseniz yazik derim :(

# Posté le jeudi 16 avril 2009 15:49